Ünlü menajer Ayşe Barım, Gezi Parkı olaylarına iştirak ettiğine dair yazılı ve görsel basında yer alan iddialar sebebiyle hakkında açılan soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı. Barım’ın gözaltına alınmasına ilk tepki ise ünlü oyuncu Farah Zeynep Abdullah’tan gelmişti.

Dün (27 Ocak 2025) tarihinde Ayşe Barım,Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlamasıyla gözaltına alınan Ayşe Barım tutuklandı.
Ayşe Barım’ın tutuklanmasına bir çok ünlü tepki gösterdi bu ünlülerden biri ise Farah Zeynep Abdullah’tı.
Ünlü isim sosyal Medya hesabında Barım’a destek verdi ve tutuklanmasını sert şekilde eleştirdi.

İşte Farah Zeynep Abdullah’ın Ayşe Barım’ın tutuklanmasına ilişkin sosyal medya hesabında paylaştığı o yazı:
Ayşe barım’a karşı yapılan hukuksuzluk inanılır gibi değil sektördeki denetim problemi, kuralsızlık, haksızlıklar konuşulurdu, tekelleşme konuşulurdu, belki iyi sonuçlar doğururdu, çok fazla insan da vardı fikirlerini veya yaşadıklarını paylaşmak, kendileri için olmasa bile başkalarına fayda sağlayabilecek bilgiler aktarmak için cesaret bulmuş olan… hep birlikte daha fazla mağduriyet önlenebilirdi belki.
Amaç sadece bir kadının yaptıkları veya yapmadıkları değil, yapımcıları da, genel olarak kurulmuş düzenlerini de iyileştirmekti. ve evet, medya baskısı olmasa inanın yıllardır şahsen de yaşadığım gibi kim ne derse desin sektör içinde bunları konuşana arkasından deli meli gibi etiketler yapıştırıp yola devam edilirdi.
Bunlar elbet konuşulacak, biz olmasak bile bizden sonrakiler konuşacak. ama şu an geziden, henüz yasadan geçmemiş etki ajanlığı saçmalığından -ki imza kampanyaları da yapılmıştı, bu nasıl saçmalık da demiştik o kafana göre suçlama yasasına- ve helpturkey paylaşımlarından ötürü ayşenin tutuklandığı, akıl almaz bi yerdeyiz.
Yine ve yeniden ve zaten, aslında her zamanki gibi önce adalet dediğimiz bi noktadayız. her şey ama her şey birbirine girmiş durumda bi yandan insanlar hiç uğruna ölürken bi yandan yaşayanların da umutları ölüyor, hayatları ellerinden alınmış insanların ardından kendi hayatına dönmeye, çaresizce yaşama devam etmeye çalıştıkça orada da bambaşka bir karanlığa terk edilmiş hissediyorsun.
iyice b*k oldu her yer herkes korkuyor ve herkes haklı bu distopyada korkmamak için sebebimiz yok umarım düzelir dicem de işte… tabii ki düzelicek, elbet düzelecek biz görür müyüz bilmiyorum sadece…”
